Asitler ve Bazlar Hakkında Bilgi
Asitler ve Bazlar hakkında bilgi için
Malik Asit
1785 yılında ilk kez Carl Wilhelm Scheele tarafından elmadan isole edilmiÅŸtir. 1787′de ise, Antoine Lavoisier, Latince’de elma anlamına gelen “malik asit” adını vermiÅŸtir.
Malik asit ve tuzları (sodyum, potasyum, kalsiyum) genel amaçlı bir asit düzenleyici olup, düzgün ve mayhoş bir lezzete sahiptir. Bazı gıdalarda sitrik asite benzeyen tat etkisi yaratırken, diğer gıdalarda lezzeti belirginleştirerek, doğal lezzet etkisi oluşturmaktadır. Bu özelliklerinde dolayı birçok endüstri dalında çeşitli amaçlarla yoğun şekilde kullanılmaktadır.
 Sitrik Asit
Sitrik asit, karboksilik asitlerden, renksiz, kristal yapılı organik bileşik. Formülü C6H8O7 şeklindedir. Hemen hemen tüm bitkilerde ve birçok hayvanın vücut sıvısında bulunur. Yağların, proteinlerin ve karbonhidratların yükseltgenerek karbondioksit ve suya dönüştüğü fizyolojik süreçlerden geçer.
Kullanım alanları
Sitrik asit (ing. Citric acid) metal temizleme işlerinde, gıdaların ve çeşitli organik maddelerin dayanıklılığını arttırmak için ve bazı alkolsüz içeceklere tat vermek için kullanılır. Şekerleme ve ilaç yapımında da yararlanılır. Özellikle turunçgillerde büyük miktarlarda bulunur.
İçerdiği sitrat kökü pek çok maddede bulunur. Örneğin; iktidarsızlık tedavisinde kullanılan Pfizer firmasının ürettiği bir ilacın etken maddesi olan sildenafil sitrat; sitrik asidin içerdiği sitrat kökünü taşıyan siklik guanezin monofosfatın (cGMP)-spesifik fosfodiesteraz tip 5 (PDE5) enziminin selektif inhibitörüdür. Sitrat kökü oluşturduğu bu bileşiklerin özelliklerini tek başına göstermez.
 Laktik Asit
Laktik asit, 1780 yılında Carl Wilhelm Scheele tarafından keÅŸfedilen, formülü CH3CHOH-COOH ve kimyaca adı alfa hidroksipropanoyik asit olan, bir organik hidroksi asittir. 1881‘de ticari olarak büyük ölçüde ekÅŸimiÅŸ sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir. Sütte bulunan laktoz, laktik maya denilen bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülür.
Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında bulunur. Laktat ile aynı anlamda kullanılır, laktat, laktik asidin sodyum (Na) ve potasyum (K) tuzudur.
Laktik asidin temel kaynağı, glikojen olarak adlandırılan, karbonhidratın yıkımı sonucu oluşan bir yan üründür. Anaerobik glikoliz sonucu pirüvat üretildiği zaman kas hücresi onu aerobik olarak enerji üretimine katmayı dener. Şayet, kas hücresi üretilen tüm pirüvatı kullanma kapasitesine (aerobik olarak) sahip değilse, pirüvat laktata dönüşür. Laktat, laktik asidin Na, K tuzudur, laktik asit ile aynı anlamda kullanılır.
“http://tr.wikipedia.org/wiki/Laktik_asit” adresinden alındı.
Laktik asit, 1780 yılında Carl Wilhelm Scheele tarafından keÅŸfedilen, formülü CH3CHOH-COOH ve kimyaca adı alfa hidroksipropanoyik asit olan, bir organik hidroksi asittir. 1881‘de ticari olarak büyük ölçüde ekÅŸimiÅŸ sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir. Sütte bulunan laktoz, laktik maya denilen bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülür.
Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında bulunur. Laktat ile aynı anlamda kullanılır, laktat, laktik asidin sodyum (Na) ve potasyum (K) tuzudur.
Laktik asidin temel kaynağı, glikojen olarak adlandırılan, karbonhidratın yıkımı sonucu oluşan bir yan üründür. Anaerobik glikoliz sonucu pirüvat üretildiği zaman kas hücresi onu aerobik olarak enerji üretimine katmayı dener. Şayet, kas hücresi üretilen tüm pirüvatı kullanma kapasitesine (aerobik olarak) sahip değilse, pirüvat laktata dönüşür. Laktat, laktik asidin Na, K tuzudur, laktik asit ile aynı anlamda kullanılır.
“http://tr.wikipedia.org/wiki/Laktik_asit” adresinden alındı.
Laktik asit, 1780 yılında Carl Wilhelm Scheele tarafından keÅŸfedilen, formülü CH3CHOH-COOH ve kimyaca adı alfa hidroksipropanoyik asit olan, bir organik hidroksi asittir. 1881‘de ticari olarak büyük ölçüde ekÅŸimiÅŸ sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir. Sütte bulunan laktoz, laktik maya denilen bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülür.
Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında bulunur. Laktat ile aynı anlamda kullanılır, laktat, laktik asidin sodyum (Na) ve potasyum (K) tuzudur.
Laktik asidin temel kaynağı, glikojen olarak adlandırılan, karbonhidratın yıkımı sonucu oluşan bir yan üründür. Anaerobik glikoliz sonucu pirüvat üretildiği zaman kas hücresi onu aerobik olarak enerji üretimine katmayı dener. Şayet, kas hücresi üretilen tüm pirüvatı kullanma kapasitesine (aerobik olarak) sahip değilse, pirüvat laktata dönüşür. Laktat, laktik asidin Na, K tuzudur, laktik asit ile aynı anlamda kullanılır.
“http://tr.wikipedia.org/wiki/Laktik_asit” adresinden alındı.
Laktik asit, 1780 yılında Carl Wilhelm Scheele tarafından keÅŸfedilen, formülü CH3CHOH-COOH ve kimyaca adı alfa hidroksipropanoyik asit olan, bir organik hidroksi asittir. 1881‘de ticari olarak büyük ölçüde ekÅŸimiÅŸ sütten elde edildi; bu yüzden süt asidi de denir. Sütte bulunan laktoz, laktik maya denilen bakteriler tarafından laktik aside dönüştürülür.
Her insanın vücudunda oluşan tabii bir organik bileşiktir, kas, kan ve vücudun değişik organlarında bulunur. Laktat ile aynı anlamda kullanılır, laktat, laktik asidin sodyum (Na) ve potasyum (K) tuzudur.
Laktik asidin temel kaynağı, glikojen olarak adlandırılan, karbonhidratın yıkımı sonucu oluşan bir yan üründür. Anaerobik glikoliz sonucu pirüvat üretildiği zaman kas hücresi onu aerobik olarak enerji üretimine katmayı dener. Şayet, kas hücresi üretilen tüm pirüvatı kullanma kapasitesine (aerobik olarak) sahip değilse, pirüvat laktata dönüşür. Laktat, laktik asidin Na, K tuzudur, laktik asit ile aynı anlamda kullanılır.
“http://tr.wikipedia.org/wiki/Laktik_asit” adresinden alındı.Â
Folik Asit
  Â
*Asitler ve Bazlar Hakkında Bilgi
etiketler : asitler, asitler ve bazlar, folik asit, laktik asit, malik asit, mineral asitlerBir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.

Sende Bu Konu Hakkında Yorum Yaz!